TÜRK ÇAYI

MK GR EN

İki parçadan oluşan ve üst üste yerleştirilen bir çaydanlık, kanaryalı sarı kutudan iki avuç Ceylon çayı ve en azından bir veya iki arkadaş. Tüm bunlar hoş sohbet ve dostluk için yeterli! Gerisini çaya bırakın!

Türk,Rus,Ceylon, siyah..İstediğiniz şekilde adlandırın! Elbette ne olduğunu çok iyi biliyoruz.. Çay küçük özel bardaklarda sunuluyor, kırmızımsı-kahverengi renginde, kimileri ağır çay diye nitelendirendiriyor, bir kesim ise çay içerken çok dikkat edilmesi gerektiğini söylüyor,eğeriki yada üç bardaktan fazla içerseniz, tansiyonunuz 140’lara çıkabilir şeklinde söylentiler de var. Çayla ilgili efsanleri size, çaydanlıkla tecrübesi olan herkes anlatabilir.Eğerşimdiye kadar çay yudumlamadıysanız, sizlere yazıklar olsun! Hemen en yakınınızda olan çayhaneye gidin yada Türk, Arnavut, Boşnak asıllı dostlarınızı arayın…ve, şimdiye kadar nasıl bir zevkten mahrum kaldığınızı size anlatmaları ricasında bulunun!

KAHVALTI

Sıcak içeçeği Arnavutlar rus çayı, Türkler sadece çay, Makedonlar ise Türk çayı diye adlandırıyor. Kimin tarafından ve nerede demlendiğini ve masrafın kimin tarafından karşılandığını bakılmaksızın çayın birçok ortak özelliği var. Türkler, Arnavutlar ve Boşnaklar çayı Thea sinensis veya Camellia sinensis bitkilerinden hazırlıyorlar, diğer çaylardan farkı ise hazırlanma yönteminde.

Kime sorarsanız sorun çay hakkında herkes aynı şeyleri söylüyor, Eski Çarşıdaki bir çay evlerinde rastladığımız ilk misafirler şunları kaydettiler: “Çay bizim kültürümüzün bir parçası, geleneğimiz…çayı evde, çayhanede, mahalede – ev önünde, piknikte olsun, uygun olan herhangi bir yerde içiyoruz. Çay günlük yaşamın bir parçası, sosyalleşme durumu”.

Türk çayı için daha geniş bilgiler edinmek için çarşıda yaptığımız keşife meslekdaşlarımız Besnik Şuki ve Hüsamettin Gina’yı da davet ettik. Onlar ve onların arkadaşları araçılığıyla Arnavutlarda, Türklerde ve genel olarak Makedonya’nın müslüman kesiminde çay geleneği hakkında daha fazla bilgi almayı istedik.

Sohbeti çarşıda büyüyen ve hayatında binlerce çay içen Besnik’in çocukluk arkadaşı ile başladık. İlk konuşmacımız “Bugün çayhanelerin sayısı çok fazla, geçenlerde ben de bir çayhane açtım. Zaman değişiyor, ancak çay içme alışkanlığı değişmiyor” şeklinde konuştu. Arkadaşlarımızdan öğrendiğimize göre her Türk ve Arnavut ailesinde günde en az iki defa çay demleniyor, çaysız güne başlamak neredeyse imkansız.

Hüsamettin, “Çay kahvaltının olmazsa olmaz bir parçasıdır. Gün çayla başlanıyor” şeklinde konuşarak bizlere kahvaltının ne anlama geldiğini açıkladı. Kahvaltı kelimesinin anlamı kahve içmeden önce sabahları yenilen hafif yemek. Besnik ise “Çayın günde 24 saat kaynadığı evler var” dedi.

ÇAY TİRYAKİLERİ

Besnik ile sohbetimizi içtiğimiz çayın sağlıklı olup olmadığını konusuna getirdik. Çay deneyimi olanlar, yeni ve önceden bilmedikleri bir zevke başlayanlara her zaman dikkatlı olmaları gerektiğini, fazla çayın zararlı olabileceğini vurguluyorlar.

Besnik, “Eğerbelirli ölçülerde içerseniz – sorun yaratmaz, iyidir! Ölçüleri kaçırmamak kaydıyla, çünkü çay uyuşturucuya benziyor! Çay bağımlısı olan arkadaşlarım var, günde 10-15-20 bardak çay içmezse kendisini iyi hisetmiyor.Eğerölçün yoksa, çay uyuşturucudan daha kötü etki yapabilir! İki – üç bardak içerseniz harhangi bir sorun olmaz!Sabahsaat 8’de çay demlemeye başlayan ve akşam saat 10-11’e kadar devamlı tüketen arkadaşlar tanıyorum” şeklinde konuştu.

BAŞ AĞRILARI İÇİN İLAÇ

“Çay sadece yaptım diye yapılmaz” diyen evsahibi çay hazırlamanın ustalığı olduğunu kaydetti. Ondan güzel çay yapmanın tarifini istedik.Çay ustası, “İlk önce çaydanlığın alt kısmına su ilave ediyorsunuz, demliğe ise sadece çay koyuyorsunuz. Sobanın üstüne koyup suyun kaynaması bekleniyor. Su kaynadıktan sonra, alt çaydanlıktaki suyun bir bölümünü üstteki çaydanlığa ilave ediyorsunuz. Alttaki çaydanlığı tekrar su ile dolduruyorsunuz ve tekrar soba üzerine koyup daha hafif ateşte 10-15 dakika kaynatıyorsunuz. 10-15 dakika sonra çayı artık yudumlayabilirsiniz” dedi. Ustaya göre çayın taze tüketilmezi gerekiyor, iki veya üç saaten daha fazla bekletiliyorsa, çay cazibesini kaybediyor ve middeye iyi gelmiyor.

Çayın kalitesi ile ilgili soruları sorarken müşterilerin huyları hakkında da bilgiler aldık. Besnik Şuki, “Çay evlerinde çay içmeyen insanlar var. Evde 15 bardak içiyorlar, çay evlerinde ise asla içmiyorlar! Diğer bir kesim ise sıcak olmayan çayı katiyen ağzına sürmezler. Onlar ağızlarının yanmasını istiyorlar. Bir kesim ise ağır çayı tercih ediyor, sağlık veya tansiyon umurunlarında bile değil. Bir arkadaşım var, o katran gibi koyu çay içiyor. Bizim şu anda içtiğimiz çay onun için sadece su! Böyle bir çay ikram etsem, mutlaka darılır” diye edkledi.

Tansiyon ve baş ağrıları muhhabeti çay evlerine yaptımız geziyi artık tamamlamamız gerektiğini hatırlattı. 5 – 6 bardak çay yudumlamıştık bile, daha fazla riske girmek istemedik, bu konuda tecrübemiz yoktu. Ancak aramızda bulunan tecrübeli çay tiryakileri, endişeye gerek olmadığını söylediler: “Tansiyonunuz düşükse, sade ağır çay içtiğiniz takdirde, normalleşir! Baş ağrılarına da iyi gelir. Bir kez bütün gün Üsküp’ten Türkiye’ye doğru yolculuk yapıyordum. Başım fecci bir şekilde ağırıyordu. İstanbul’a yetiştiğimde halamlarda iki bardak çay içtim, ağrıyı hemen kesti! Çaydan zarar olmaz, sadece ölçülü kullanmanız ve tecrübeli olmanız gerekiyor.

Haber: Vasko Markovski

Fotoğraflar: Milan Strezovski

 

Yorumlar