ŞİROK (GENİŞ) SOKAĞIN DAMARLARINI HİSSEDİN

Manastırı ziyaret etmeniz için yüzlerce neden var, geri geldikten sonra, tekrar ziyaret etmeniz için yeni yüz sebep var. Balkanlardan seyahat eden tüm dünya ulusları, şehirde bişeyler bırakmışlar. Örneğin: Kardeşler, çocuklar, tarihi eserler, gelenkler. Şehir ise her zamam onları kabul etmiş ve ortama uyum sağlamarına yardımcı olmuş. Manastır’ın gölünüze girmesi için şehrin eğri sokaklarında yürümeniz ve eski çarşıdaki gürültüyü dinlemeniz ve Şirok (geniş) sokağın damarını hissetmeniz gerekecek. Eğer Saat Kulesi’nin çarpıcı vuruşları sizleri realiteye dönüştürüyorsa, Herakleja Linkestis ayaklarınız altına geçmişi serecektir. Eski Manastır Çarşısı şehrin kalbini oluşturuyordu, her şey orada hazırlanır, orada satılırdı. Çekiçlerin vuruşları, makinelerin sesleri, dükkan camlarında parlayan gümüş iplikler çarşının özelliklerini oluşturuyordu. Bugün ise hala var olan demir kepenkler, zanatçı dükkanlarını değil, yeni modern dükkanları gizlemektedir. Şimdi sadece birkaç eski çancı, şapkacı, demirci, süpürge, mum, lokum ve leblebici dükkanları zamanla yarışıyor. Eğer yolunuza Manastır’ın Şirok (geniş) sokağına doğru devam ederseniz ilginizi ilk olarak muhteşem Yeni Camii çekecek. Temellerin derinliğinde – kilise, gökyüzüne doğru yükseklerde – cami. 1558 yılında inşa edilmiş ve Manatır’ın en göze batan ve en değerli yapılarından birini oluşturuyor. 500 yıllık eski olan yapı, hem müslüman hem de hristiyan aleminin binlerce dualarını kabul etmiş. Yapının iç kısmında, caminin temellerinde üç hristiyan kilisesinin kalıntıları var. Bugün bu mekan modern galeri salonu olarak kullanılmaktadır.

Yeni Cami’den sadece 50 metre uzaklıkta, Aziz Dimitriya kilisesi yer almaktadır. Dışarıdan taşlarla basit bir şekilde inşaat edilmiş. 1830 yılında inşa edilen kilise, uzun ve görkemli bir bina olması isteklerine rağmen, türk kanunları buna izin vermiyormuş. Hukuku ihlal etmeden istenilen hedefe ulaşmak için en iyi yolun toprağı kazımak olduğunu karara bağlamışlar. Manastırlıların bağışları ile sadece 4 ay için inşa edilmiş. Dışarıdan basit gözüksede, içeriye girdiğinizde kilisenin zenginliğini fark edeceksiniz. Yabancilar için kiliseye giriş fiyatı 50 denar. Manastır en çok Saat Kulesi eseri ile tanınmaktadır. 33 metre yüksekliğinde olan eser, bulunduğu yerde domine ediyor ve  saatın vuruş seslerini etrafa yayıyor. Eser için yapım belgelerinin olmamasına rağmen, Saat Kulesi’nin türklerin egemenliği döneminde inşa edildiğini ve inşa süresinde, Manastır ve Manastır bölgesindeki halktan 60 bin yumurta toplandığı hikayesi hüküm sürmektedir. Şirok (geniş) Sokak Manastır’ın en tanınmış sokağı ve Manastırların en büyük gururu olarak biliniyor. Balkanların en uzun yürüme sokağı Saat Kule’sinden başlamaktadır, sokağın sağ ve sol tarafındaki eski şehir mimarisi sizleri büyüleyecek. Şirok Sokak’ta 12 ülkenin Konsoloslukları yer almaktadır. Eğer Manastıra gelipte Şirok Sokak’taki kafelerden birinde oturmazsanız, Venedik’e gidip de gondola binmemek gibi anlamı taşımaktadır.

Şirok Sokağın sonunda, şehir gezi yerinin başlangıcında sizleri Eski Kışla olarak bilinen Manastır Enstitüsü ve Müzesi’nin yer aldığı büyük bir bina karşılayacak.  1848 yılında Askeri İdadisi olarak inşa edilmiş. 1900 yılında İdadiye, Askeri Akademi-Harbiye’ye dönüştürülmüş. Burada modern Türkiye’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk eğitim almış. Onun onuruna bugün Enstitü ve Müze’de Kemal Atatürk’ün  Anı Odası yer almaktadır. Bu yapı bölgenin en değerli kültürel ve tarihi mirasın muhafaza edildiği bir hazineyi oluşturuyor. Binlerce eşyadan oluşan kalıcı arkeolojik sergi, şehir odası ve farklı alanlardan çok sayıda geçici sergiler ziyaretçilere geçmişin ruhunu yaşama fırsatı veriyorlar. Manastır Enstitüsü ve Müzesi ziyaretçileri için her gün 8 ile 16 saatleri arasında açık. Yerli ziyaretçiler 50, yabancılar ise 100 denar giriş bileti ödemeleri gerekecek.

Arkeologlar, m.ö. dördüncü yüzyılda Makedon hükümdarı Filip İkinci Makedonski’nin kurduğu Herakleya Linkestis antik mekanının mistik, çekici, antik çağının incisi diye nitelendiriyorlar. Helenistik ve Roma dönemlerinde, dönüşümlü olarak yapılan binalar, yükselen sütunlar ve mozaiklere rastlanıyor. Dolayısıyla Herakleya’nın her yapısı, her taşı ve her sütunu kendi mistik havası ile sarılmış ve Helenistik ve Roma dönemini yansıtıyor. Mekan ziyaretçiler için Nisan ayından Ekim ayına kadar her gün 9 ile 18 saatleri, Kasımdan Mayısa kadar ise 9 ile 16 suları arasında açık olacak. Yerli ziyaretçiler 50, yabancılar ise 100 denar giriş bileti ödemeleri gerekecek. Manastır ve Manastır yöresinin hikayesi burada bitmiyor. Eğer şehir gürültüsünden kaçmak isterseniz, pelister dağı eteklerindeki taşlı köyleri ziyaret etmenin tam zamanı. Ayrıca etraftaki çok sayıda kiliseleri ziyaret edebilir, Pelister ormanında bisiklet sürebilirsiniz. Bu arada pelisterin temiz havası sizi “sarhoş” edebilir. Pelister maden suyunun tadına bakmayı unutmayın. Manastır’ın hikayesini kendiniz sonuçlandırın.

Emilija Misirlievska

Yorumlar