CHEMİCAL BROTHERS’İ DİNLERKEN ORBİTAL’I ÖZLEDİĞİMİ ANLADIM

Paul Hartnoll ile Röportaj

Erken 90’lı yıllarda tekono müziğin büyük popülerlik kazanması bir dizi müzisyen ve grupların çıkmasına neden oldu, ancak sadece birkaç grup Orbital gibi sahnede daha uzun kalabildi. Paul ve Phil Hartnol kardeşler o dönemde popüler olan US Hause ve Techno müziğin kendi versiyonuna yapmaya başladıklarında Londra etrafında bulunan otoyolun ismini aldılar. En başından itibaren, 1990 yılında “Chime” şarkısı ile başlangıç yaptılar, grubun ana özelliği riflerle (cazdan kısa temalarla) kitleleri oynamaları için hareket ettirmek. Bu ikili her zaman başarılı canlı performanslar ile tanınıyordu, bu çeşit müzik yapan Chemical Brothers ile birlikte, sadece birkaç elektronik cihazla, bir rock grubun müziğini yapabileceklerini gösterdiler. 90’lı yıllarda, popüler Glestonberi’nin yanı sıra tüm diğer önemli dans festival programlarında yer alan en güzide ve en önemli gruplardan biri oldular. Ancak 2004 yılı itibari ile, 7 albümden sonra çalışmalarına son verdiler. Ardından, grupun 20.ci yıldönümü dolayısıyla 2009 yılında bir kez daha canlı performanslarla çalışmaya başladılar, bu yıl Wonky isimli son albümünü çıkardılar. Eski grupların tekrar bir araya gelmesi yaratıcı olmasa da Orbital’in yeni albümü daha canlı, “geçici emeklilik” yaratıcılık açısından onlara yaramış. “Üsküp Yanıyor” festivalinde, Public Enemy ve PARTYBREAKERS gibi farklı profil gruplarla beraber çalsalar bile performansları ile büyülediler.        

Yeni albüm vesilesiyle yaptığınız promosyon röportajlarında artık yaratıcı olmadığınızdan dolayı grupun çalışmalarını durdurduğunuzu açıkladınız. Ancak yine albüm yapmaya ve konserlere başladınız? 

– Grup 4 yıl aktiv değildi, aktiv olmaması dolayısıyla 2 yıl mutluydum. Yaratıcı bir bakış açısından baktığınızda gerçekten bu durum çok eğlenceli değildi. O dönemin ortalarında  Chemical Brothers’ı görmeye gittim ve harikaydı, onların şovu bizimkisine benziyordu. O zaman herşeyi özlediğimi anladım. Onlar da bizim kadar uzun zaman sahnedeydiler, konserde hit şarkılarını arka arkaya çalıyorlardı, tekrar geri dönmeme bu da sebeplerden bir oldu. Konserlerimde çalarken sadece yeni albümün parçalarını çaldığım oldu. Daha başka şarkılar da ekleyebirdim, ama öyle kolay uyum sağlamıyordu. Diğer yandan, orbital ile 7 albümüm vardı ve mükkemel çalışmalar seçebilirdim.  Bu durum kolayca grupu terketmemem gerektiğini düşündürdü. Ayrıca daha fazla saygı göstermem gerektiğini anladım. Birkaç yıl içinde yaşadığım tüm bu olaylar grupu öylesine bırakmak doğru olmadığını ve grubu tekrar yenilememiz gerektiğini düşündürdü. Dört yıl sonra  Big Chill için çalışan bir arkadaşım Big Chill’de afişetki isim olmak istermiyim diye sordu, bu benim için bir kıvılcımı oluşturdu. Canlı performansları en çok özlemiştim. Dolayısıyla müziği yenilemeye kararı aldım ve müziğin tekrar heyecan verici olmasını sağlamam gerekiyordu. O konserimiz ve ilerdeki birkaç oerformansımız ilginç olmasaydı grubu tamamen feshedecektik. Daha fazla bizim solo projelerimize konsantre olacağız. Beğenip beğenmediğimiz görmek istediğimiz bir girişimdi. Ve şimdi buradayız.

Daha önce çalıştığınız şekil değişti mi?

Birçok şey değişti. Verdiğim mola ile birlikte bazı şeyleri farklı açıdan baktım, özellikle yanlış olan durumları. Tekrar geri döndüğümüzde tüm dünya değişmişti. Bu çok normal, bıraktığımız zaman şimdiye göre kıyasladığmızda durum çok farklıydı. Dünya şimdi ilham alıyor ve farklı şeylerden tahrik ediliyor. Duygular çok farklı. Ben 5 yaş daha büyük ve 5 yıl daha akıllıyım. Piyano dersleri de aldım, çok katkıda bulundu, daha sonra analog sintesayzır kullanmaya başladım. Son yıllarımızda neredeyse tamamen dijital kullanıyorduk bu hiç hoşuma gitmiyordu. Şimdi her şey daha özgür ve analog cihazları kullanıyoruz. Şimdi müzük hakkında bilgim daha fazla ve neye ihtiyacım olduğunu biliyorum. Şimdi birçok şeyden zevk alıyorum ve müzisyen olarak kabul ediyorum. Onlarla hiç ilgilenmiyorum, uyum sağlamayı da çalışmıyorum. Kabul etmeseydim Orbital’in ne olduğunu ve nasıl bir müziği olduğunu anlamıyacaktım. Ancak başladığımızda o ses hala ordaydı, başka bir şeyden etkilenmemişti. Çok iyi ve uzun süren bir iş sözkonusu.        

Temel özellikler ve Orbital’ı diğerlerinden ayırt eden sesler nelerdir?

– Harmoni tarzı. Harmonin kendisi. Ritimlerin farklı olduğunu düşünüyorum. Melodiler çok bileşik Squarepusher’deki gibi değil. Bu tarz biraz karmaşık ve garip geliyor. Uzun zaman o albümleri dinlememiştim,  bana aynı anda hem komik hem de tuhaf geliyor.

Tekrar geri gelen Wonky gerçekten çok güzel bir albüm Orbital ise gerçekten tazelenmiş.

Bunu devam ettirmek için sette yeni bir müzik gerekiyordu. 2 yıl önce bir singl albüm için iki şarkı hazırladık. O zaman Phil daha fazla şarkı yapmamızı önerdi. Albümü yaptıktan sonra, Phil bize canlı konserlerin tanıtımında yardımcı olacağını söyledi. Şimdi durumlar böyle, önceleri tam tersiydi. Bu durumda çok ilginçti çünkü farklı bakış açısı sunuyordu. Biz albüm yapan gruptuk ve albümü tanıtmak için konserlerden para kazanıyorduk. Şimdi albümler hiç önemli değil. Bunlar temel olarak canlı performans için bir malzemeyi oluşturuyorlar. Albümde yer alan tüm şarkılar “bunu canlı olarak söyleyip söyleyemeceğime” dayanmaktadır. Canlı olarak hala söylemediğimiz bazı şarkılar var, yavaş (slow) oldukları için. Çok beğeniyorum, ancak henüz konserlerde denemiş değiliz. O şarkılar bir yıl içinde listelerde yerini alabilirler. Son albümün konsepti ondan oluşuyordu. Canlı olarak beğenilip beğenilmeyeceğini ağırlık veriyorduk. Bu albüm bize iyi bir yönde yürüdüğümüzü gösterdi. Çalışmalara ara verdiğimizde, yaptığımız işleri farklı bir perspektiften görebildik. İstediğimiz müzik cihazlarına döndük daha doğrusu büyük analog sintesayzırlara. Ayrıca insanların ne bekledikleri konusunda düşünmemeye başladık. 2 yıl canlı konserlerden sonra garip bir şekilde eski şarkıların hala festival ortamlarında dinlediğini gördük. Biz kopya yapmak zorunda değildik, yada istemediğimiz şeyleri yapma gibi bir zorunluluğumuz da yoktu, istediğimiz şeyi yapma özgürlüğüne sahiptik.   

Albüm yaparken şarkılarınızın arabada, oturma odasında, stadyumda nasıl dinleneceğini düşündünüz mü?

– Sadece canlı kulağa nasıl hitap edeceğini düşünüyorum. Albümü bir bütün olarak düşünüyorum. Trenle seyahat ederken veya yürürken sık sık kulaklıklarla dinliyorum. Eğer canlı olarak iyi ise mutlaka arabada da iyidir.  En çok canlı olarak nasıl olacağını düşünüyoruz.

Kardeşin Phil Hartnol ile çalışma ilişkileriniz nasıl?

Çok ilginç bir işbriliğimiz var. Ben onunla doğrudan doğruya hiçbir zaman çalışmadım. Benim malzememi yazarken, o da yazıyor, genelde neyin seçileceğini beraber karar veriyoruz. Eğer ikimiz beğeniyorsak, şarkı kalıyor. Kardeşim fikirler veriyor, daha iyisi böyle olur diye, daha fazla disko ritimi gerekiyor mu, gerekmiyor mu. Birlikte çalışıyoruz, yine de malzemelerin en büyük kısmını ben hazırlıyorum. İlişkimiz şu şekilde gelişiyor. Ben gittikçe müziği daha hızlı besteliyorum, kardeşim onu yapamıyor. O kenisine uyanı yapıyor, duymak istediğini hazırlıyor. Tüm bunlar arasında onun en büyük rolü üretimde geçiyor.  

Festivallerde bizi ziyaretçileri en çok assolistler ilgilendiriyor, assolistleri festivallere katılmak için çeken nedenler hangileri?

– Dürüst olmak gerekirse davet edildiğimiz yerlere gidiyoruz. Eğer kimse isterse ben memnuniyetle her yere giderim. Makedonya gibi yerlerde konser düzenlemek harika. Daha önce hiç gelmedim. Seyahatı çok seviyorum. 5 yıl aradan sonra şunu keşf ettik, Almanya, Fransa ve İskandinav ülkelerinde konser düzenlemeyeceğiz. Grupa ara vermeden önce birkaç kez Yunanistan’a bir kez de Bulgaristan’a gittik. Doğu Avrupa’ya hiç gitmedik. Şimdi burdayız. Avrupa’nın güney kesimlerine gelmeye başladık, çok ilginç ve farklı bir alan. Nedeni bilmiyorum, ancak son 5 yılda bazı iletişimler sağlandı ve gruplar buraya gelmeye başladı

Yorumlar