CENGİZ İBRAHİM – BAĞLAMA SANATÇISI

BAĞLAMA – SONSUZLUK DUYGULARINI UYANDIRAN ÇALGI

CENGİZ İBRAHİM MÜZİSYENLİK VE EĞİTİMCİ TARAFININ YANI SIRA MAKEDONYA RADYOSU TÜRKÇE PROGRAMLARINDA EDİTÖR VE SUNUCU OLARAK ÇALIŞTI. ONU DAHA YAKINDAN TANIYANLAR VE BERABER MÜZİK YAPANLAR BAĞLAMA VE KANUN VİRTÜÖZÜ OLARAK BİLİYORLAR.

Anadolu müziğini hem felsefi ve kültürel, hem de müzikal açıdan bir enstrümanla ifade etmek istesek bu hiçkuşkusuz bağlama olurdu. Uzmanlara göre bağlama çok farklı bir dildir. Aslında, herkesin bildiğini ama kimsenin anlatamadığı şeyleri anlatır. En güzel sevda türkülerini alt tel, en hüzünlü dertleri orta tel, gurbetin en yanık havasını ise üst tel anlatır.  Üçü birleşince tam anlamıyla hayatı anlatır bağlama. O hayatı anlatmaya devam ederken, biz de bağlamanın hayat hikayesini merak ettik. Makedonya’da bağlama deyince aklımıza gelen ilk kişi tabi ki Cengiz İbrahim.

BAĞLAMA İLE MÜZİK TEDAVİSİ
Birkaç ay önce bağlama konusunda masterlik yapan Cengiz İbrahim, müziğe ilk adımlarını bağlama çalgısıyla attığını vurguluyor. Bağlama çalgısını profesyonel anlamda 14 yaşlarında çalmaya başladığını vurgulayan Cengiz İbrahim, “İlk derslerimi İstanbul`da ünlü bağlama ustalarında aldım. Teknik özellikleri, nota okuma, yazma ve bağlamadaki süslemeleri onlar öğretti bana” dedi.

Usta sanatçı, “Bağlama gizemli ve sonsuzluk duygularını uyandıran bir türk halk çalgısı. Tezimde kaynaklara dayanarak akademik bir çalışmayla tarihi, gelişimi, eski çalınış teknikleri, terminoloji, yapısı ve baglama türlerini detayli bir şekilde açıkladım” şeklinde konuştu.

Bağlama Doğu Asyada yaşıyan eski Türk kabilesi olan Hunların çalgısıdır. Daha sonraları şairler, ozanlar, aşıklar bağlamayı Orta Аnadolu`ya taşımışlar. Bu esnada bağlama türlü şekil değişikliklerine uğruyor. Bağlamanın eski adı KOPUZ’ muş.

Cengiz İbrahim’i en çok memnun eden olay bağlamanın yanı sıra Dombra’nın da müzikle tedavide kullanılması olmuş. “Müzikle tedavi Türklerde çok eski tarihlere dayalı bir alternativ metodu olarak psikiyatrik kliniklerinde kişilerin rahatlamaları için çok kullanılmıştır. Bu çalışmaları 20 yıldır yakından takip edip eski çalgıların, ses dizigerin daha doğrusu makamların etkisi ve gücünü çeşitli kişisel performanslarda açıkça gördüm„ şeklinde konuştu.

ZENGİN KARİYER

Hemende tüm Doğu telli çalgıların ustası olan Cengiz İbrahim, şu anda Türk Tiyatrosunda hazırlanan “1001 Gece” temsilinin müziğini yapmaktadır.  Cengiz İbrahim başarılı ve zengin bir müzik kariyerine sahip. Müzik fakültesinden mezun olduktan sonra, “Yeni Yol” derneğinin bütün orkestrelerinin yöneticiliğini yaptı.  Holanda’nın ’ Sınırsız Müzisiyeneler’ ile ortak projelere katıldı. Vlatko Stefanovski ve  Kultura Sineması adlı rok  grubu ile çalışmalar yaptı. Mizar, Anastasiya gibi ünlü müzik gurubları ile çalıştı. 14 kadar tiyatro eseri için müzik yaptı. Bu temsiller arasında  Kel Mehmet, Hürrem Sultan, Luna Park, Kadıncıklar, Siyah Kalem yer almaktadır. Bunun yanı sıra Cengiz İbrahim, Makedonya opera ve bale sahnesinde hazırlanan Doors- Kapıları adlı bale oyununa müzik yaptı. Böylece Rumeli topraklarında modern bale alanında ilk türk besteci olarak müzik tarihine geçti. Usta sanatçı, “Makedonyada bağlamaya karşı ilgi çok büyük. Bunu sadece Üsküp ve Doğu Makedonya köylerinde tespit edebiliriz. Çalıklı folklor festivali bizim için büyük manevi değerdendir. Yeni Yol derneğinde her yıl kabarık sayıda genç nesil bağlama çalmayı öğrenmekte. Son 10 yıl içinde eski türk çalgılarının eğitime girmesi çabalarım boşa çıkmadı. Bugün ders müfredatlarında tüm türk halk çalgıların tanıtımı ve çalınması planlaşmıştır” şeklinde konuştu.

SIRADA KANUN VAR
Cengiz İbrahim bağlamayı çalmaya mutlaka bir zeybekle başlıyor. Ege bölgesiyle devam ederek orta Anadoluda kaldığını belirterek şunları ekledi: “Ben bu türküleri bir sonsuz hazine gibi görmekteyim. Nekadar incelemelere girerseniz okadar melodi çeşitleri , süslemeler ve ahenkli ses değerlerine rastlayacaksınız”.

İlerideki çalışmalarında mutlaka kanun çalgısı olacağını vurgulayan Cengiz İbrahim, böylece hem kendimi hem de Rumelideki türk halkının kültürel değerlerini tanıtmayı amaçladığını kaydetti.  “Yarattığım tiyatro ve film müziklerinde kanun çalgısının gücünü her gün daha da belirgin olduğunu hissediyorum” şeklinde konuştu.

Sohbetimiz sonunda Cengiz İbrahim`e sanatçıların toplumdaki yerini nasıl değerlendiriyorsunuz, olması gerektiği yerde midirler sorusunu yönelttik. Cevabı şöyle: “Eğer sanatçılar çalıştıkları müziği çok iyi tanıyorlarsa,onlar için her kapı açıktır. Yapılan müziğin değeri varsa her yerde saygın ve aranan bir sanatçı olma şansınız vardır”.


Hüsamedin GİNA

Yorumlar