BAZI YUNANLILAR NEDEN HAYVANLARA YÖNELİK VAHŞİ HAREKETLERDE BULUNUYORLAR?

MK GR EN

Son dönemlerde Yunanistan’da attığınız her adımda evcil hayvanlara kötü muamele olaylarına rastlanabiliyor. Bu olaylar hayvanlara yönelik barbarca davranışların var olduğunu gösteriyor.

Çevre ve Hayvanların Korunması Panhelenik Federasyonu ile Hayvanları Koruma Panhelenik Koordinasyon Komitesi isimli iki dernek, yunanlıların hayvanlara karşı karakteristik davranışlarının nedenleri ve sonuçları hakkındaki sorulara cevap vermeye çalışıyorlar.

31 Ekim 2011 tarihinde düzenlenen, “Çağdaş Yunan Kültüründe Hayvanların Korunmasına İlişkin Avrupa Perspektifleri” çalışma toplantısında, 25’ten fazla katılımcı, Yunanistan’ın yanı sıra diğer ülkelerde insanların hayvanlara karşı davranışları ile ilgili deneysel ve bilimsel deliller sundular.

Hukuk, ahlak, felsefe alanlarında çalışmalar yapan önde gelen bilim adamları, hayvan koruma dernekleri üyeleri, profesörler, okullar, bakanlıklar, belediyeler, kuruluşlar, Avrupa Birliği sektörü çalışanları, çalışma toplantısında, ister evcil, ister sokak hayvaları olsun, doğrudan veya dolaylı olarak hayvanlara ilişkin sosyal, ekonomik ve ahlaki sorunlar  konusunda hazırladıkları bilimsel araştırmalarını sergilediler.

Toplantıda ayrıca, eğitim, cehalet, mitler ve insanlar tarafından hayvanların istismarı hakkında konuşmalar yapıldı. Toplantı tarihinin çalışma gününe rastladığı gerçeğini göz önünde bulundurursak vatandaşların toplantıya ilgisi çok büyüktü.  Yunanistan’ın her yerinden gönüllülerin de katıldığı toplantıda, hayvanlara karşı yapılan acımasız davranışlar tartışmalarının yanı sıra gelişmiş Avrupa ülkelerinde hayvanlara nasıl davranıldığı örneklerinden de söz edildi.

Sonuç olarak bu zor zamanlarda bile, hayvanlara karşı sevginin bir lüks olarak düşünülmemesi gerektiği kanıtına varıldı.

Vareloskyla” – Nesne olarak kabul edilen hayvanlar

“vareloskyla” olarak adlandırılan köpekler, çoğunlukla çobanların veya çiftçilerin sürülerini korumak için ıssız, uzak bir yere bağlanarak, ölüme terk ediliyorlar.

Köpekler genellikle tesadüfen bulunuyorlar. Çünkü onların yerlerine sadece onlara işkence eden kişiler biliyor. Köpekler zincirlerle metal varillere bağlanarak, yiyecek ve sudan yoksun kalıyorlar.

İnsanları fark ettikleri zaman köpekler, genelde saklanmaya çalışıyorlar. Çok çekingen ve zayıf olan köpeklerin hayatı sahiplerinin insafına bağlanmış.

Sözkonusu suçları işleyen çobanlar sadece Girit’te değil, Yunanistan’ın diğer bölgelerinde de var, dolayısıyla bu dramatik durumun sona ermesi şimdilik imkansız gibi gözüküyor. Özellikle, Girit ve İkariya’nın her köşesinde, her köyünde durum tamamen kontrol dışına çıkmış.

 

Yapılan büyük baskı nedeniyle, polis, ciddi olarak bu suçların üzerine gitmeye başladı. Ne yazık ki, yeterli değil.

Hayvansever dernekleri, belediyeler, savcı ve polislerin daha kapsamlı bir operasyon yapmaları gerekiyor. Çiftçilerin hayvanlara karşı insanlık dışı ahlaksız, medeniyetsiz tutumu, turistlerin gözünde Yunanistan’ı da aynı şekilde gösteriyor. Dehşete tanık olan turistler gördükleri olayları polise şikayet ediyorlar.

Hayvanlar zekaya sahip ve yaşam zincirinde vazgeçilmez bir canlı varlıkları oluşturuyorlar. Doağaya saygılı olan herkez hayvanlara da saygı göstermeli. Hiç kimse hayvanları istismar etme hakkına sahip değildir.

Elen İliopolu

Yorumlar