Ayvalık zeytin festivali

MK GR EN

Yaz sezonu dışında Ege Denizi Türk kıyılarını ilk kez ziyaret etti. Sonbaharda oldukça sessiz ve monoton olacağını bekliyordum, ancak güzel Ayvalık’ta bu yıl da gelenek yeniden canlandırıldı – zeytin festivali  ile zeytin hasadı başladı.

Ayvalık Ticaret Odası ve Ayvalık Belediye Meclisi merkez meydanda kurulan tezgahlarda bir hafta süren açık sergi düzenledi. Ege kıyısındaki tüm büyük üreticiler organizasyona katılarak zeytinyağı, zeytin, sabun ve kozmetik ürünlerinden oluşan geniş bir yelpazedeki ürünlerinin tanıtımını yaptılar.

Türkiye’de zeytinyağı üretiminin % 80 Ege kıyılarından geliyor. Zeytin ağaçları yetiştirme eski kültürünü 1923 yılında Girit ve Midilli’den “değişim” yolu ile Ayvalık’a yerleşen (zeytinyağı üretiminin ağırlıklı olduğu bölgelerde) mülteciler hayatta tuttular. Ayvalık sakinlerinin çoğu bugün onların soylarından oluşuyor.

“Fotograflar Nostalji Ayvalik” FB page

Sakinler bir şekilde eski ve yeni zeytin tarlaları ile bağlıdırlar, sahipler, yetiştiriciler, üreticiler veya tüccarlar ( kil kaplar ve çerezler dahil) gibi. Ayrıca sonunda tüketiciler olarak. Ayvalık ve komşu adası Kunda (Moshinisi) sokaklarında küçük bir yürüyüş yapmakla tanıklık edeceksiniz.

Festivalin resmi açılışı bir bayram atmosferinde gerçekleşti. Yerel folklor ekipleri bölgenin ünlü Zeybek dansını sundular. Yerel müzik grubu atmosfere nostaljik bir hava kattı.

Grubun lideri şehire olan aşkını hatırlamak üzere “Güzel Ayvalık” şarkısını seslendirdi. Sanatçı gururla, anne ve babasının doğum yeri olan Midilli’de iki konser düzenlediğini belirtti. Onun daveti üzerine festivale katılma kararı aldım.

Zeytin ağaçları arasındaki geleneksel kutlama hem yerel halk hem de turistler için organize edilerek, nakliyeyi Ayvalık Belediyesi sağladı. Bütün kasabanın oraya taşınmış şeklinde bir görüntü vardı.

Ben yine şanslıydım. Zeytinliklere kadar nakliye ve özel yemeklerin hazırlanmasını katkıda bulunan Taris şirketinden arkadaşlar bana da yardımcı oldular.

Açık toplantı atmosferine Yunanca da aynı ismi taşıyan (davul ve zurna, daouli zournas) müzik aletleri ayrı bir renk kattı. Davul ve zurna diğer genelde diğer etkinliklerde de kullanılmaktadır. Midilli’den gelen çok sayıda Yunanlı tursitlerin de katılmasını isterdim, ama ne yazık ki, tüm bilgiler sadece Türkçe olarak iletiliyordu.

Zeytinyağı üretiminde 2011 verilerine göre (yılda bir miyon galon ile) dünya liderleri şunlar: İspanya (216), 2. İtalya (147), 3. Yunanistan (117), 4. Türkiye (59), 5. Tunus (44), 6. Suriye (34). Uzun zamandır gıdalar üzerinde çalışmalar yapan biri olarak, büyük bir festival dışında, üretim miktarında dünyada dördüncü yerde bulunan ülkenin zeytinyağı üretimindeki sorunları ve olanakları hakkında araştırma yapmak gerektiğini düşündüm. Yurtiçi tüketimin nispeten düşük olması ve son on yılda artış göstermemesi – resmi istatiklere göre kişi başına yaklaşık 1 kg (İspanya’da 10 kg, İtalya’da 12, Yunanistan, 4,5 kg, AB ortalaması ise 25). Dolayısıyla birçok şirket ve yetkililerinde Türkiye’deki zeytinyağının kullanımını teşvik edecek etkili pazarlama kampanyaları oluşturmak için büyük bir sitek var.

Ege kıyısı dışında geleneksel olarak pişirme yağı ve ayçiçeği kullanıldığı bir gerçek, dolayısıyla bu tüketime dayanan kültürel bir konuyu oluşturuyor. Ayrıca ulaşım ve Türkiye’nin batısından gelen malların maliyeti  sorunu olarak da görülmektedir. Bir başka sorun, Türkiye’de zeytinyağı ve yemeklik yağ ile ilgili en yaygın olduğu ihracat sorunu. Türkiye zeytinyağı ve yemeklik yağı toptan İtalya’ya satmaktadır, orada şirketler çok daha yüksek fiyatlarla satmaktadır, İspanya ve Yunanistan’da da durum benzer.

Ege Türk Birliği ihracatçısı (Turkey’s Aegean Exporters Union – EIP) son on yılda ihracatın büyük ölçüde azaldığını beraberinde gelirin de azaldığını bildiriyor. Uzmanlara göre, kalitesiz ürünün ve devletin belirlediği yüksek maliyet (dünyadaki fiyatlara göre iki kez daha pahalı) belirsiz mali destek ve masraflı uygulamanın ihracatın azalmasında büyük etkisi var. Birliğe göre son zamanlarda iki önemli sorun gözlenmiştir, sorunlar şunlar: a) toptan iharacatın azaltılması ve onun yerine markaların teşvik edilmesi, çünkü markalar bölge ve şirketler için bir yüksek katma değeri olarak görünmektedir, b) devlet tarafınca çiftçilere önemli yardımın yapılması, üretim ve kalitenin artması için önlemlerin alınması (makinalar dahil) ve standart çoğrafi politikası tanımının teşvik edilmesi gerekmektedir.

Ayvalık’ta bu etkinliğe katılan şirketlerin bu gündemi kabul ettiğini çok belirgindi, Yerel Ticaret Odası (1923 yılında kurulan ve bugün 1200 üyesi olan) bu konuda çok önemli çalışmalar yapmaktadır. Ayvalık’ın zeytinyağı coğrafi sınırının belirlenmesi 2007 yılında yapılmış.

Üç günlük kutlamanın sonunda Komili şirketi resmi konuklar ve bu alanda profesyonel çalışmalar yapan kişiler için öğle yemeği düzenledi. 2012 yılında Komili 135 yıldönümünü kutlamaktadır.

Komili’nin tarihinin ilginç bir hikaye var halk bunu anlatmak için çok istekli – Komi köyünden Girit’li bir çiftçi Osmanlı İmparatorluğu döneminde Midilli taşınmış. Kendisi zeytinyağı üretiyormuş, bir şekilde onun zeytçyağı tenekesi İstanbul’da Sultan sarayı ulaşmış. Sultan zeytinyağını tatmış ve kalitesinden çok etkilenmiş. Onun tarlasında yetişen tüm zeytinyağını sadece saraya getirlmesi emrini vermiş. Girit’li çiftçi bu emire şu yanıtı vermiş: “ Bunu yapamam çünkü benim insanlarımı beslemek zorundayım. Sadece bu kadar yollayabilirim, aksi takdirde açlıktan öleceğiz”. Birilerinin Sultana böyle bir şekilde cevap verdiğini düşünebilir misiniz? Ama bu durumda çiftçiye isabetli olmuş. Sultan sarayı için özel zeytinyağı yetiştirmesi için çiftçiye daha fazla toprak vermeye razı olmuş.

“Komili” şirketinin ismi Giritlili çiftçiden gelmektedir. Yıldönümü kutlamalarında körfez ve adalara muhteşem bir panoramik manzarasına sahip olan Ayvalık’ın Şeytan Sofrası diye bilinen en popüler yerinde rezervasyon yaptılar.

Her zaman olduğu gibi festivaller iyi bir arkadaş ortamında iyi yemek ve müzik ile sona ermektedir. Misafirler yiyecek ve içeceklerin tadına bakarken İstanbul’un “Aegean Band” müzik gurubu Balkanlar ve Efe sahili şarkılarından oluşan geniş repertuarı ile eğlenceli dakikalar yaşattı.

Sonsöz: Ticaret için daha fazla mal

Dünyada 750 milyon bereketli zeytin ağaçları var, bunların yüzde 99’u  Akdeniz ülkelerinde bulunmaktadır. Zeytinler ilk olarak M.Ö. 4000 yıl Filistin’de ekilmiştir. M.Ö. 1500 yıl önce Suriye ve Anadolu’ya yayılmış, Sina ile Mısır’a ulaşmış. ( Mısırlılar çok daha önce Filistin’den zeytinyağı kullanıyorlarmış). Fenikeliler zeytinyağını Kartaca’ya, Yunanlılar ise İspanya’nın güneyine, Fransa’ya ve Sicilya’ya götürmüşler.  Tanrıça Athena Atina denilen şehire bir zeytin ağacı hediye etmiş. Olimpiyat oyunlarına katılan sporcular, bugünkü güreşçilere benzer bir şekilde, maçlardan önce zeytinyağı ile yağlanıyorlarmış. Nuh döneminden Akdenizde’ki tek tanrılı dinler zeytin ağacını bir umudun sembolü ve Tanrı’nın desteği olarak kabul ediyorlarmış.  İsa zeytinyağı ile yağlanmış (İsa Mesih anlamına gelmektedir). Roma İmparatorluğu zamanından kalma zeytin türleri Filistin ve İsrail’de bulunabilir. Doğu Hristiyanlığı için zeytinyağı ile yağlanmanın en sık vaftiz ve Hristiyan inancının kabulü ile ilişkilidir. Zeytinyağının önemi İslam dininde de çok büyük. Zeytin ağacı, barış ve huzur diyarını sembolize ederek Kur’anın en güzel ve en mistik ayetlerinin birinde yer almaktadır. İslam kültüründe, özellikle Lübnan, Filistin ve Suriye’de yaprak dökmeyen zeytin ağaçlarının ebedi hayatı sembolize etmektedir. Tunus’taki en eski İslam Üniversitesi al-Zitouna – Zeytin Ağacı diye adlandırılmaktadır.

Sophia Nikolaou

Yorumlar